Alzheimer hastalığı, demansa, anormal beyin fonksiyonlarına ve uzun vadede başkalarına tam bağımlılığa neden olan nörodejeneratif bir hastalıktır.
Adını nörolog Dr. Alois Alzheimer’den almıştır. Şiddet (hafif, orta veya şiddetli), başlangıç zamanı (geç başlangıç veya erken başlangıç) ve enflamatuar yanıt (enflamatuar, enflamatuar olmayan veya kortikal) gibi parametrelere göre çeşitli kategoriler geliştirilmiştir.
Hastalar, kalıcı olan ve hatta zaman içinde kötüleşen hafıza kayıplarından muzdariptir. Bu kişiler tanıdık isimleri, olayları veya randevuları unutma eğilimindedir. Bilinen yerlerde bile gezinmeyi zor buluyorlar.
Karar verme, bozulmuş zihinsel işlev nedeniyle onlar için son derece zorlu bir görev haline gelir. Ruh hali değişimleri, depresyon, düzensiz uyku düzenleri ve ilgisizlik gibi davranış değişiklikleri de yaygındır.
Alzheimer hastalığı, dünya çapında bunamanın en yaygın nedenidir. Tüm etnik kökenlerden insanları etkiler. Her yıl dünya çapında milyonlarca insana bu durum teşhisi konmaktadır.
Alzheimer hastalığına yakalanma riski yaşla birlikte artar (özellikle 60’ların ortalarında). Ayrıca dişiler, erkeklere kıyasla Alzheimer’a yakalanma açısından nispeten daha yüksek risk altındadır. Yaşam tarzıyla ilgili, mesleki ve çevresel risk faktörlerinin rolü inkar edilemese de, Alzheimer’ın genetik tetikleyicileri için güçlü kanıtlar biliniyor.
Hava Kirliliği ve Partikül Madde
Küçük parçacık boyutlarından dolayı havada çeşitli metaller ve kimyasallar asılıdır. Partikül madde, vücudun doğal savunma mekanizmalarını engelleyerek sistematik dolaşıma girer. Çalışmalar, kirli bölgelerde yaşayan Alzheimer hastalarının beyinlerinde daha yüksek miktarda beta-amiloid proteini olduğunu göstermiştir.
Çalışmalar ayrıca kirli hava ve dumana uzun süre maruz kalmanın demansa katkıda bulunabileceğini öne sürüyor. Bir çalışmada, kirli havaya maruz kalan denekler, beyin fonksiyonlarında iki yıllık yaşlanmaya eşdeğer bir bozulma gösterdi. Bu, kirli şehirlerde erken başlayan Alzheimer riskinin artması için ciddi bir endişe uyandırıyor.
Manyetit Parçacıkları
Manyetit bir demir türüdür ve genellikle ince parçacıklı maddede bulunur. Manyetit parçacıkları endüstriyel yakıtların yanması sonucu oluşur ve ayrıca doğal biyokimyasal işlemlerle vücutta üretilir. Bilim adamları, dışarıdan yaratılan manyetit parçacıkları ile vücutta yaratılanlar arasında başarılı bir şekilde net bir ayrım yaptılar. Manyetik özelliklerinden dolayı beyindeki manyetit parçacıklarının seyrini daha fazla araştırmayı başardılar. Çalışma, beynin içindeki parçacıkların harici bir kaynak olduğunu gösterdi ve kirli havadan gelen manyetit parçacıklarının beyne geçebileceğini kanıtladı. Ayrıca, beyin dokularındaki amiloid-beta plaklarında yüksek konsantrasyonlarda bulundular.
Bununla birlikte, plakların içindeki manyetit partiküllerinin varlığı, plak oluşumunda veya hücre ölümünde rollerini belirleyemediğinden, manyetit partiküllerinin Alzheimer patogenezindeki katkısı tartışmalıdır.
Oksidatif Stres Teorisi
Hava kirliliğinin vücudun oksijen alımı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Çevresel toksinler ve kimyasallar oksijenle birlikte kanda çözünüp beyin hücrelerine geçtiklerinde oksidatif strese neden olurlar. Nöral dokulardaki kronik oksidatif stres, Alzheimer için güçlü bir risk faktörü olarak görülmektedir.